Ana Sayfa Kurum Yönetimi Öğretmenlerimiz Diğer Personel Duyurular Yönetici Girişi Öğretmen Girişi Veli Girişi Şikayet Bildir  
 
 
Toplam Ziyaret: 101427
Online Ziyaretçi: 6
Son Güncelleme: 27.08.2010

BALIKESİR
Rehberlik
Okunma Sayısı: 457

"İdeal denen şey yıldıza benzer.Onlara hiçbir zaman ulaşamayız ama,tıpkı denizcilere olduğu gibi,bize de yolumuzu gösteren odur."(Carl Schutz)
"Amacı olmayan gemiye hiçbir rüzgardan fayda gelmez."(Montaigne)

Motivasyon

Tüm çocuklar öğrenme motivasyonu ile doğarlar. Sürekli bu heyecan ve istek içindedirler. dolayısıyla eğitimcilerin çocukları motive etmelerine gereksinim yoktur; bu onlarda doğuştan var olan bir içgüdüdür. Eğitimcilerin sorumluluğu bu duygunun kaybını önlemektir.
Eğer öğrenme isteği bir değer olarak kabul edilirse, öğretmenler ve yetişkinler çocukları tamamen dolu bir not defteri olarak göreceklerdir. Çocukların öğreneceği bir çok enformasyon ve edineceği bilgi vardır . Fakat daha önemlisi hepsi her zaman gerekli olan öğrenme isteğine de sahip olmalarıdır. Eğitimciler ve anne babalar tüm öğrencilerde var olan bu paha biçilmeyen değeri korumak için el birliği içinde olmalıdırlar. Eğitimin başlangıç değeri öğrencilerin okula başlarken sahip oldukları istek ve heyecandır. Motivasyon kısaca davranışı yönlendiren içsel bir durum olarak tanımlanabilir.
( Woolfolh 1993 ) Öğrenme motivasyonu, öğrenen bireyin öğrenme etkinliklerini anlamlı ve değerli bulması ve bunlardan akademik kazanımlar elde etmesi olarak tanımlanmaktadır.
Her öğrenci şu veya bu şekilde eğitiminin çeşitli aşamalarında motivasyon eksikliği sorunu ile karşı karşıya kalır.
Motivasyon eksikliği çoğu zaman ders çalışmadan uzaklaşmayı ve eğitimle ilgili olmayan diğer etkinliklere ( arkadaşlarla fazla zaman harcama, uzun süre TV izleme ) yönelmeyi beraberinde getirir. Bu durumdaki bir öğrenci için ders çalışmak veya derse girmek can sıkıcı bir etkinlik haline gelir. Öğrenci ders çalışmamaya ya da ödevleri ertelemeye başlar sadece belirli zorlamalarla ders çalışır ve bu çalışmalarda başarı ile sonuçlanamaz.
Öğrenme motivasyonunu etkileyen içsel ve dışsal etkenler vardır. Dışsal etkenler çok çeşitlidir. Öğretmenin ders anlatma biçimi, dersin özelliği , ailenin öğrencinin derslerine karşı olan tutumu, okul ve sınıf ortamı gibi bir çok dışsal etken sıralanması mümkündür. İçsel etkenler ise daha çok bireyin öğrenmeye ve başarmaya karşı tutumu ile ilgilidir.
Dışsal etkilerin motivasyonu arttırmadaki rolü önemli olmakla birlikte , içsel etkenler olmadan dışsal etkenler çoğu zaman motivasyonu sağlamaz. Öğrenci içsel motivasyonu sağlarsa , dışsal etkenler eksik bile olsa öğrencinin başarılı olması mümkündür.
İçsel etkenlerden en önemlisi öğrenmeye karşı oluşan tutumdur.

MOTİVASYONUN BİLEŞENLERİ

Motivasyon nedir? Motivasyonu kısaca, organizma faaliyetlerinin gerisinde enerji yaratan ve sevk eden vetireler şeklinde tarif edebiliriz. Fakat, görürüz ki motivasyon farklı seviyelerdeki çabaları içine alan çok genel bir kavramdır. Motivasyon başlığı altında, yalnızca fizyolojik ihtiyaçları ve itilmeleri değil, aynı zamanda insanın sahip olabileceği en yüksek mevki hırslarını da inceleme konusu yapabiliriz.
Her motivasyonun arkasında tatmin isteyen herhangi bir ihtiyaç vardır. Duygusal beyin ya da limbik sistem nöropsikolojideki son kesiftir. Mesajları harekete geçiren ve beyin kabuğu ile dikkat sistemine gönderen devrelerin ayrılmaz bir parçası olan limbik sistem öğrenmeyi teşvik eder. Aynı zamanla beyin yapmam talep edilen şeyle kişisel ve duygusal herhangi bir bağ kuramazsa , kelimenin tam anlamıyla düşünce sistemini kapatır. Dahası eğer güçlü duygularla sarmalanmışsa, daha az duygu yüklü okul ödevleri içine kesinlikle nüfus edemez. Örneğin çocuklarda anne ve babanın boşanması sırasında “ motivasyon sorunlarının “ ortaya çıkması kimseyi şaşırtmaz.
Limbik sistem mantığa yanıt vermez motive olunması gerektiğini söylemek, sincaba fındıkları yeme demek ile eşdeğerdir. Kontrolü bir miktar öğrenmeye bırakmalı yeni bir başlangıç için ilgiyi yeniden sağlamak üzere olanaklar sunmak zorundayız.
Duygusal beyni uyaran şeylerden biriside “meydan okumadır”. Bu bütün insanları motive eden ; hatalar ve başarısızlık aralıksız çabayı hatırlatır. Bu ancak mantıklı bir başarı şansı verilmişse mümkündür. Çok sayıda başarı tatmış olanlar başarı şansı fazla olmayan girişimleri daha fazla göze alırlar. Zor bir görevin üstesinden gelmenin sevincine ender yaşayanlar ( motivasyonsuzlar) ise daha küçük adımları atarlar.”
Öğrenmede bilgisayarlar yanlış açıdan motive edebilir olmakla birlikte okulla ilgili meydan okumaları farklı bir tarzla gündeme gelmelerine ihtiyaç duyanlara iyi gelir.
Bazı anne babalar çocukları motive etmede dışsal ödülleri işe yaradığını sanma yanlışına düşerler. Yıldızlar, rozetler , para kısa vadede veya davranış bozukluğuna sahip çocuklarda işe yarasada içsel kontrolü öğrencinin elinden alır. Tam tersine , ödüllendirme sistemine içeriye, kişisel öz saygı düzeyine ve bir meydan okumanın üstesinden gelmekte duyulan hazza yönlendirmeliyiz. Bir çok araştırma çocukların keyifle yaptıkları işlerdeki başarılarına ödül konulmasıyla beraber çocuklarda keyfin ve yaratıcılığın derhal azaldığını saptamıştır.
Bir öğrenciyi motive etmeye çalışırken sorulması gereken soru şudur. Çocuğun üstesinden gelmesi gereken meydan okuma nedir? Ve o andaki davranışın ödülü ne olacaktır ? Bülent için ev ödevini yapmamak eğlendirici bir meydan okuma haline gelmiştir. Bunun getirisi ise annenin ilgisini çekmenin, sert babadan intikam almanın ve kötü notlar nedeni ile utanç duymak zorunda kalmanın bir karışımı olmalıydı.

ÖĞRENMEYE KARŞI TUTUM
Öğrenmeye karşı istek ve olumlu tutum, öğrenci motivasyonunu etkileyen etkenlerin başında gelir. Araştırmalar öğrencilerin öğrenmeye karşı
tutumlarını üç grupta toplamaktadır. Bunlar başarıya odaklı, başarısızlıktan kaçınan ve başarısızlığı kabul eden tutumlar olarak adlandırılmaktadır (Covington 1984)

BAŞARIYA ODAKLANMA :
Bu amaç öğrenmeyi yönlendirir. Birey, kendine güveni tamdır. Başarılı olmama korkusu yok. Çalışma stratejileri kullanır. Planlı çalışır. Yeteneğinin daima gelişmeye açık olur. Motivasyonu olumlu yönde etkiler.


BAŞARISIZLIKTAN KAÇINMA :
Amacı öğrenmeden çok , ders geçmedir anlamak yerine ezberlemeye çalışır. Başarılı olmak için yeterli çabayı göstermez. Başarısızlığının nedenini dersin zorluğunda arar. Yeteneği değişmez bir özellik olarak algılar. Etkili çalışma teknikleri kullanmaz. Başarılı olamama korkusu vardır. Motivasyonu ders geçmeye yöneliktir ve sürekli değildir.


BAŞARISIZLIĞI KABUL ETME :
Başarısızlığı kaçınılmaz görür , başarılı olmak için çaba göstermez. Ders dışı etkinliklere zaman ayırır. Yeteneğin değişmez olduğunu düşünür. Başarısızlığı yeteneğindeki sınırlılığa bağlar. Desteğe ihtiyacı vardır. Motivasyonu minimum düzeydedir.

ÖĞRENCİ POTANSİYELİNİ NASIL ÖRĞÜTLEYEBİLİR?
Hedefe ulaşabilmek için yapmamız gereken potansiyelimizi örgütlemektir. Kim potansiyelini örgütleyebilirse, örgütleyemeyenlerin önüne geçer. İrade yoksa potansiyel durgunlaşır, paslanır, çürür.
Başarı İçin temel Şartlar:
Bir konuda hemen herkesi etkileyecek, aynı konu ile ilgilenenlere öncülük yapacak şekilde başarılı olan bir insanda şu üç özelliğin bir arada olduğunu görürüz.
1-Çok yetenekli,
2- Çok seviyor,
3-Çok çalışıyor.
Güzel olan, en yetenekli olduğumuz bir konuda, o konuyu çok severek, çok çalışmaktır. Potansiyeli en iyi bir şekilde örgütleyebilmenin temel şartı; bu üç özelliği bir arada yaşamaktır. Hayat sahası olarak en yetenekli olarak seçmeniz, size büyük bir yaşama kolaylığı, büyük bir başarı fırsatı sağlayacaktır. Zaten insanlar bunun için bir takım yeteneklerle birlikte yaratılmışlar. İnsanlar kendilerini koruyacak silahlarla birlikte doğarlar. Ve o silahları maharetle kullanabilmeleri çalışmalarına bağlıdır.
İradenin Gücü
İrade mekanik bir araç, parçalarını birleştirip kuracağınız bir mekanizma değildir. Onu bir yerden alıp kullanmanız mümkün olmaz. O kendinize duyduğunuz inançtır. Elinizde olanlarla, elinizden geleni yapma gücüdür. Bunu belirleyen de düşüncelerinizdir. Düşüncelerinizi değiştirmedikçe iradeniz harekete geçmeyecektir. Okul hayatında başarısız olanların büyük bir çoğunluğu okuldaki programı sürdürebilecek zeka ve yeteneğe sahip oldukları halde başarabileceklerine dair inançları bulunmadığından yeterince çalışkan olmayanlardır. Bu öğrenciler kendilerine çalışma yolları gösterildiği ve başarabilecekleri konusunda ikna edildikleri takdirde iradelerini harekete geçirerek başarı olmaktadırlar.
Potansiyelimizi Nasıl Örgütleyebiliriz?
1- sahip olduğumuz gücü iyi tanımalıyız. Olaylar ve insanlarla yüz yüze geldikçe o güç kıpırdar ve kendi varlığından bize bir şeyler söyler.
- Daima hissettiğimizden daha güçlüyüzdür.
- Gücümüzün farkında olabilmek, kendimizi iyi dinlememizle kolaylaşır.
2-Bu güçle ne yapmak istediğimize, bu gücü hangi hedeflere yönelttiğimize karar vermeliyiz.
- Bu kararla birlikte göreceğiz ki biz gerçekten zannettiğimizden daha güçlüyüz.
- Bir hedef tespit ettikten sonra gücümüzün başka nelere yetebileceğini açıkça görürüz.
3- Hedefimize ulaşmak için yeterli çabayı göstermeliyiz.
- Kendimize güvenmeliyiz.
- Başaracağımıza inanmalıyız.
- İrademizin kontrolü altına girmeliyiz.
- Zamanı verimli kullanmalıyız.
- Çalışmalıyız.
4- Olabildiği kadar bilgili, olabildiği kadar dostluklar biriktirmeliyiz.
- Okumalıyız.
- Dinlemeliyiz.
- Güvenilir bir dost olmalıyız.
Mutlaka Bir Hedefimiz Olmalı.
İnsanın sahip olduğu güç, ancak bir hedefe yöneldiğinde görevini yapar. Bir hedefimizin olması çalışmamızı mümkün kılar, gücümüzü eğitir, artırır; engellerimize karşı akıllı, sabırlı, kararlı olmamızı sağlar. Size faydalı olabilecek araçları, karşınıza çıkacak fırsatları ancak bir hedefiniz olduğunda kullanabilirsiniz.
Hedefinizi sizi en çok ilgilendiren, en çok inandığınız, en yakın olduğunuz düşünceler doğrultusunda samimiyetle tespit ederseniz; meslekler seçeneğinizin zannettiğinizden zengin olduğunu görebilirsiniz. Hedefiniz iyice oluştuğunda size en uygun mesleği seçmenizde zor olmayacaktır. Hedefiniz sizin için anlamlı ise ki öyle olmalıdır; seçtiğiniz mesleğe sahip olmak için artık var gücünüzle çalışmalısınız.

Bilgi Niçin Önemli :
Bilgisiz olduğunuzda her şey size yabancı gelir. Bilgili isek her şeyi kendimize yakın buluruz. Yeni olan bir fikri, bir nesneyi, kavrayabilmemizi mümkün kılan şey, birikmiş bilgilerimizdir. Bilgili olduğumuzda insanlarla daha rahat iletişim kurabiliriz, daha girişimci olabiliriz, karşımıza çıkan fırsatları daha iyi değerlendirebiliriz. Bilginin kendimize güven duymamızdaki üstün rolü çok önemlidir. Çünkü biliyoruz ki kendimize güven duymadığımızda gücümüzü kullanamayız ve çürütürüz.
Başarılı Öğrencilerin Ortak Özellikleri :
1- Hiçbir dersi küçümsemezler. Bazı dersleri daha çok sevseler bile bütün dersler için aynı çabayı gösterirler, hepsine katkıda bulunmak isterler.
2-Öğrenmeyi severler, öğrenmeye istekleri yüksektir.
3-Planlı çalışmayı tercih ederler. Günlük hayatlarını programlarken çalışma saatlerini muhtemel etkilerden arındırırlar. Onlar için öncelik daima çalışmadır.
4-Seyirci olmaktan çok oyuncu olmayı tercih ederler. Zamanlarını harcayabilecek bağımlılıkları yoktur. Kötü alışkanlıklara sahip değildirler.
5- Spor yaparlar.
6-Hedefleri vardır. Arkadaşlarını da bir hedefi olanlar arasından seçerler.
7- Mazeret üretmezler.
8- Dinlenmeyi ve eğlenmeyi de bilirler. Daha çok kendi zevklerinin eğlenme gruplarını oluştururlar.
9- Düzenli olarak gazete, dergi ve kitap okurlar. Çok ve çeşitli bilginin önemini kavramışlardır.

AİLE TUTUMLARI VE MOTİVASYON
Anne babaların tarzı çocuğun okul başarısı için motive olmasıyla yakından ilgilidir.
Başka 3 tarz saptanmıştır.
GEVŞEK : Yetersiz düzen ve meydan okuma tutarsız kurallar.
OTORİTE : Hükmeden aşırı karışan talepkar (dışsal ödül ve cezaya baş vurulur ) süreç , (çaba ) yerine notlar üzerinde odaklanır.
YETKİN : Açık kurallar , düzen ve beklentiler koyar, ancak görüşmeye açıktır. Çocuğun görüşünü dinler; yaşa uygun seçenekler sunar; çocuğun özelliğini (kendi başıma yapma çabasını) destekler gerçek ilerlemeyi över.
Yapılan araştırmalar yetkin anne babalara sahip çocukların öteki iki ebeveyn tarzı ile karşı karşıya bulunan çocuklara oranla daha yüksek düzeyde bir içsel motivasyona, daha az dikkat ve davranış sorunlarına ve okulda daha çok başarıya sahip olduklarını ortaya koymuştur.

MOTİVASYONLU ÖĞRENCİLER YETİŞTİRİRKEN
Evde ve okulda motivasyon düzeyini arttırmak için şunlar önerilebilir.
• Çocuğu yükseltmeye, onunla içli dışlı olmaya ve çocuğun görüşünü anlamaya daha fazla özen gösterin
• Açık ve tutarlı ilkeler formüle edin.
• Çocuğun o andaki yeteneklerini kabul edin.
• Çocuklardan kendi yaptıklarının sorumluluğunu almalarını ve başkalarının içsel duygularından zevk almalarını bekleyin.
• Küçük başarıları kutlayın.
• Nota değil öğrenmeye odaklanın .
• Genel bir çerçevede seçenekler sunun.
• Kötü yapılan bir şeyi yapmacık bir şekilde övmeyin.
• Öğrenme faaliyetine derinlemesine ve bağımsız olarak girmesine imkan tanıyın.
• Mizah duygusunu muhafaza edin.
Motivasyon sorunları olduğu belirlenen çocukların (bir çocuğu) gerçekten tespit edilmemiş öğrenme zorlukları vardır. Böylesi sorunları olan zeki çocuklara bile meydan okumanın çok büyük ve getirinin çok belirsiz olduğunu öğrenir. İnsanın en temel motivasyonlarından birisi öz değeri ile duyguları muhafaza etmesidir. Okuldaki durumları giderek kötüleşenler, olumlu bir öz kavrayışa sahip olmaları giderek zorlaşır; önce gerekçe uydurur ya da kolay görevler seçer; sonra erteler ve nihayet çaba göstermezler. Çünkü (eğer) çaba gösterip te başarısız olurlarsa bu gerçekten yapamadıkları anlamına gelebilir. Bu öz kavrayış orta okul döneminde iyice içselleşir; böylece motivasyon sorunları kendilerine özgü bir yaşam kazanırlar.
Son olarak motivasyon sorunları ile baş ederken bazı ip uçları herkesin işini kolaylaştırabilir.

MOTİVASYON SORUNLARI İLE BAŞEDERKEN
1- Okulla iş birliği kurun ve koruyun. Öğrenci tam olarak neyi yapamıyor? Meydan okumanın ve getirinin eş zamanlı olmadığı bir alanın olup olmadığına bakın.
2- Daha önce öğrenme sorunu olmadığı saptanmış olsa bile psikolojik bir değerlendirme talep edin.
3- Bağırmayı tehdit etmeyi ve rüşvet vermeyi kesinlikle bırakın.
4- Birlikte oturun ve çocuğu konuşmaya yöneltmek zorda olsa sohbet edin. Ona değişim konusundaki görüşünü dinlemek istediğinizi söyleyin. “aktif dinleme “ uygulayın.
5- Her zaman yardıma hazır olun yavaş yavaş sorumluluğu çocuğun omuzlarına kaydırmaya çalışın.
6- Uygunsuz davranışların bazı tatsız sonuçlarının olmasının sisteme ait olduğunu anlamasını sağlayın. Evde mantıklı ve kesin kurallar olmalı ki çocuk kurallara uymayınca kendini rahatsız hissetsin.
7- Çocuk ile ilişkiye geçebilecek iyi bir danışmana her zaman ihtiyaç duyulur.
8- Ders çalışmayı kolaylaştıracak teknoloji (hesap makinesi, bilgisayar...) kullanmasına izin verin.
9- Biraz gevşemeye çalışın. Genç insanların çoğu sonunda kendi geleceklerini ellerine almadan bir “delişmenlik “ dönemi yaşarlar.
10-Mümkünse ve çocuk da karara katılarak öğrenme sürecine daha aktif katılımı sağlayacak , farklı yetenekleri değerlendirecek başka bir okula vermeyi de gündeme alabilirsiniz.

KONU İLE İLGİLİ BAZI KAVRAMLAR:
Nöropsikoloji : Nöroloji bilimi ile psikoloji biliminin ortak çalışma alanı.
Limbik Sistem : Duygusal beyin. Mesajları vücudumuza doğru harekete geçiren ve beyin kabuğu ile dikkat sistemine gönderen devrelerin ayrılmaz bir parçası.
 

Verimli Ders Çalışma Yöntemleri

 Başarılı olmak bir şans değildir. Başarıya ulaşılması için sistemli bir çaba harcanması gerekir. Bu da ancak etkin bir şekilde ders çalısma yollarını bilmek ve kullanmakla mümkündür. Öğrencinin zamanını en iyi şekilde değerlendirebilmesi, hem derslerini, hem de sosyal etkinliklerini yapabilmesine fırsat verir. Kişi kendini böylece daha güçlü, mutlu ve kararlı hissedecektir. Elbette içinde bu duygular olan bir kimsenin başarı güdüsü ve girişimciliği artacaktır. Okulda erken yaşlarda kazanılan bu özellikler ileriki yaşamda da başarıyı getirecektir.

Etkin çalışma ve öğrenme ile ilgili bilgileri 8 alt başlıkta toplayabiliriz.

1) Ders çalışmaya hazırlanma
2) Çalışma nedeninin belirlenmesi.
     (Hedef belirleme)
3) Zamanın organize edilmesi
     (Planlı çalışma)
4) Öğrenmek için okumak
5) Ders dinleme ve not tutma
6) Sınava hazırlanma ve sınav
7) Ödev hazırlama
8) Kütüphaneden yararlanma

 1) DERS ÇALIŞMAYA HAZIRLANMA

AMAÇ:Bu bölümde ders başında geçirmeyi
planladığımız zamandan en iyi biçimde yararlanmayı sağlamak için çalışma odasının ve masasının organize edilmesi,çalışmayı kolaylaştıracak çevre şartları ve çalışmaya başlayamama üzerinde durulacaktır.
Çalışmak için oturan bir insanın dikkatini dağıtan faktörler ya çevreden gelir veya kişinin kendi zihninden kaynaklanır. Bu nedenle çalışma ortamının belirli özelliklere sahip olması öğrenmeyi kolaylaştırır ve çalışmak için ayrılan zamandan en üst düzeyde yarar sağlanmasına yol açar.

ÇALIŞMA ODASI VE MASASI
• Eğer mümkünse çalışma odası özel olarak hazırlanmalı.Çalışma masası camın hemen yanında durmalı, böylece çalışan kişinin yazın sıcaktan, kışın soğuktan etkilenmesi önlenmelidir.
• Gün ışığı karşıdan gelmeli, böylece çalışan kişinin gölgesi çalışma malzemesinin üzerine düşmemelidir.
• Çalışma odası iyi havalandırılmalıdır.Çünkü havadaki oksijenin azalması gerginliğe yol açar ve bu durumda başağrısı gibi öğrenmeyi güçleştiren birçok etkinin doğmasına yol açar.
SANDALYE
• Sandalye koltuktan daha uygun bir eşyadır.Koltuk gevşemeye yol açar ve öğrenmeyi engeller. Sandalye seçiminde uygun yükseklik öğrencinin boyuna göre ayarlanır. Bu özellikle ilkokul çocukları için önemlidir.
SESSİZLİK
Çalışma odası sessiz olmalıdır.
POSTERLER
Ders çalışılan ortamın insana mümkün olduğu kadar az çağrışım yaptıracak şekilde düzenlenmesinde yarar vardır. Çalışma dönemi geride kalınca poster ve afişler istenildiği gibi düzenlenir.

ÇALIŞMA KÖŞESİ
Çalışmak için herkes bağımsız bir odaya sahip olmayabilir. O zaman üzerinde yazı yazılabilecek bir masası kitapların, notların konabileceği ilave bir alandan oluşan çalışma köşesi de ihtiyacı giderebilir. Çalışma köşesi başka bir amaçla kullanılıyorsa,çalışmaya başlamadan mutlaka değişiklik yapılmalıdır.

ÇALIŞMA MASASI SADECE ÇALIŞMAK İÇİNDİR:Çalışmayı,çalışma için ayrılan alanın dışına kaydırmamak gerekir.
• Çalışma sırasında dikkatiniz dağılırsa derhal çalışma masasını terkedin.
• Çalışma ortamına ait düzenlemenin can alıcı noktası çalışma alanı ile çalışma davranışı arasında şartlı refleks türünden bir ilişki kurmaktır. Böyle bir alışkanlık kazanıldığında çalışma ortamına dönmek çalışma davranışını başlatır.
• Çalışmaya başlamadan önce,çalışma sırasında gerekecek her türlü malzemenin el altında bulunması yararlıdır ve bölünmeyi engeller.
• Çalışılan odada dikkat dağıtıcı eşyalar bulunmamalıdır.
• Çalışılan yer, temiz, havalı, normal ısıda (17-21 derece) ve normal aydınlıkta olmalıdır.
• Kendine güven duygusu, güçlü bir irade ve kararlılığı gerekli kılar.Kararlılık çalışmaya ilişkin belli bir konuda verilen kararın ortaya
Çıkan küçük engeller karşısında hemen değiştirilmemesi:tam tersine bu engellerin yenilenerek verilen kararın gerçekleştirilmesidir.
Öğrenci çalışmaya zaman geçirmeden başlamak için kendine “söz” vermelidir.

NOT: Duygusal bir sorun ders çalışmaya başlamayı güçleştirebilir.Dikkati toplayabilmek için duygusal sorunların kesin çözümlere ulaştırılması gerekir. Bunun için duygusal soruna yol açan şeyin ne olduğunu, ne gibi değişiklikler gerektiğini saptayarak, belli bir karara varmayı ve bunu uygulamayı gerektirir.

2) ÇALIŞMA NEDENİNİN BELİRLENMESİ

Sistemli ve devamlı çalışmak için insanın kesin birtakım hedefleri veya konuya karşı ilgisinin olması gerekir. Motivasyonumuz artırmak için çalışmanın neden yapılacağını bilmemiz gerekir.Neden ve ne için öğrenmek istediğimizi bilmemiz, ilgimizi, motivasyonumuzu, dolayısıyla gereken enerjiyi beynimizin organize etmesini sağlar.
Kendimize amaçlar belirtmeden önce şu soruların yanıtlarını bulmalıyız.
• Bir yıl sonra neleri başarmış olmak isterim?
• Gelecek ay neleri yapmak isterim? (ders,dinlenme,eğlence ve sosyal faaliyet olarak)
• Bu hafta neler yapacağım? (ders,dinlenme ve sosyal faaliyet olarak)
Daha sonra listede bulunanları ihtiyaç sırasına göre numaralandırın.

ÖRNEK:
Yıllık amaç listesi.
1)Sınıfımı iyi bir derece ile geçmek
2)İngilizcemi ilerletmek
3)Yıl sonu resim sergisine resmimle katılabilmek
Aylık amaç listesi.
1)Aylık sınavda başarılı olmak
2)Fen dersinde yapılacak deneyin malzemelerini hazırlamak
3)Doğum günü partim için hazırlık yapmak.
Haftalık amaç listesi.
1)İyi bir hafta sonu ödevi hazırlamak
2)İngilizce ödevini hazırlamak
3)Matematikten anlamadığım konuyu çalışmak.

 Bu liste çalışma masasının üzerine uygun bir yere yerleştirilebilir. Ders çalışırken her baş kaldırışta amaçlarla karşılaşılır. Amaçlar adım adım çaba harcanırsa, düzenli gayret gösterilirse gerçekleşir.” Çalışmak istiyorum ama bir türlü başaramıyorum” diyen öğrencilerin çoğunluğu anne ve babaları istedikleri için çalışmaya kendilerini zorunlu hissederler.Ders çalışmak için öğrencinin kendine ait hedefi yoksa verimli çalışması mümkün değildir.

3) ZAMANIN ORGANİZE EDİLMESİ

AMAÇ:Bireysel farklılıklara göre uygun bir çalışma sistemi geliştirmek ve süremizi planlamak.
Neden planlı olmak gerekir?
Planlı çalışma, başarının artırılmasında en önemli koşuldur. Plansızlık dikkatsizliğe,isteksizliğe neden olur. Yapılacak en önemli şeylerden biri çalışma konularını belli zamanlara bağlamaktır.
İyi bir plan için dikkat edilecekler:
• En iyi öğrenilen saatler, zor öğrenilen derslere ayrılır.
• Çalışma saatleri her zaman günün aynı saatinde olmalıdır.
• Yemeklerden yarım saat sonra derse başlanmalıdır.
• En iyi çalışma biçimi ara verilerek yapılandır. Çalışılan dersin özelliği ve yöntem temel olmakla beraber ortalama
45-50 dakikadan sonra 10 dakikalık bir dinlenme yeterlidir.
• Çalışma planlarında “esneklik, işlerlik, uygulanabilirlik gibi esaslar aranmalıdır.
• Planlar çizelgelerle yazılarak hazırlanmalıdır.
Planın hazırlanması:
Her öğrencinin haftalık takvim hazırlaması gerekir. Bir hafta öğrenci kendini gözlemelidir. Hangi saat ders çalışılıyor?, en verimli çalışma saatleri ne zaman?, diğer etkinliklere ne kadar zaman ayrılmalı?, ulaşım, yemek,
dinlenme, uyku sürelerini saptanmalı ve bütün bunların başlayış ve bitiş süreleri çalışma takvimine işlenmelidir.
Ayrıca,
• Sınav tarihlerini,ödevlerin teslim tarihlerini önceden bilmek gerekir.
• O hafta hangi derslere ne kadar süre ile çalışılacağı belirlenmeli.
• Aralıklı çalışmanın en verimli yöntem olduğunu bilerek her ders çalışma sürecinin sonunda dinlenilmeli.
Eğer program gerçekleştirilirse öğrenci güzel bir ödül almalıdır. Önemli olan programı engelleyici etmenleri ortadan kaldırmaktır.
Program bir nedenle aksıyorsa bu not alınmalıdır.
Örnek bir çizelge hazırlanmalıdır:
Zaman kaybına yol açan olay.

Tarih

Olayın nedeni

Zaman miktarı

Bu çalışma uygulama anlamında zor gelsede zaman içinde alışkanlık haline gelecektir.

4) ÖĞRENMEK İÇİN OKUMA
Okuma öğrenmede başlıca araçlardan biridir. Okuma bireyin bilgi düzeyini artırıtır. Çogumuz etkili okumanın nasıl olması gerektiğini bilmiyoruz. Okurken dudak kıpırdatmak,başı sağa sola oynatmak,oku-ma sırasında başka şey düşünmek,okunan metni parmakla izlemek vb. gibi nedenler etkili okumanın gücünü azaltmaktadır. Aslında doğru ve anlamlı okuma herkesin kazanabileceği bir alışkanlıktır.
Okuma Hızı: Okuma hızı, anlama hızına göre ne çok fazla, ne çok yavaş olacaktır. Çok yavaş olursa, cümleyi okuyup bitirinceye kadar baş tarafın anlamını unutabilirsiniz. Çok hızlı olunca da birçok önemli noktayı kavramaya fırsat bulunamayabilir.
Dudak kıpırdatmaktan kaçınma: Dudak kıpırdaması okuma hızını konuşma hızına dönüştürür. Okuma gözle olur. Araştırmalar bir sözcüğün sesle hecelenmesinin gözle anlaşılmasından yaklaşık dört kez fazla zaman
aldığını göstermektedir.
Okumada ana düşünceyi saptama: Okumada tek tek sözcükleri saptamak yerine düşünceyi kavramak önemlidir. Amaç okunanı “anlamak”tır.
Okumada alt cizme alışkanlığı: Alt çizme okuyucuya, zor bir konuyu okurken öğrenilmesi gereken şeylerin daha kolay öğrenilmesine yardımcı olduğu gibi sonradan gözden geçirmeyide kolaylaştırır.
Sistemsiz okumadan sakınma:İnsanın kendini vermeden,ilgi ve dikkatini okuduğu metnin üzerinde yoğunlaştırmadan yaptığı okuma “istemsiz okuma”dır. Bu kötü bir alışkanlıktır.
Ders Kitabı Okuma Tekniği
Bir ders kitabının okunması ayrı bir beceri ister. Bu alanda en çok kullanılan metodu İSOAD diye şifrelendirebiliriz.

İ İNCELE
Ders kitabında öğreneceğimiz konuya ait sayfaları yavaş yavaş çevirerek ana ve alt başlıkları okuyarak konuyu inceleyiniz.
S SOR
Önce kendinize o bölümü okumakla ne kazanmak istediğinizi sorun.”Bu bölümü neden okuyorum?", “Bu başlık ne demek istiyor?” Benzerlik ve farklılıklarla ilgili sorular sorun. ”Ne?, Nerede?, Ne zaman?”
O OKU
Okuma sırasında kitap üzerinde işaretlemeler yapmalı,anahtar kelimelere duyarlı olmalısınız.
A ANLAT
Bu aşamada okuduğunuz metni kapatarak hazırladığınız notları sesli bir şekilde anlatın. Bu basamağı bir zaman kaybı olarak görmemek gerekir.
T TEKRAR
Bu aşamada her şey kaldırılarak bölüm baştan sona tekrarlanır. Hafızada tekrarlanılmamış bilgi öğrenilmemiş demektir.

5 ) DERS DİNLEME VE NOT TUTMA

Anlatılanları duymanın onları iyi dinlemiş ve anlamış olduğumuz anlamına gelmediğini bilirsiniz.bu nedenle aktif bir dinleyici olmak gerekir.

• Derste işlenecek konuların önceden okunması faydalıdır.ön okumanın amacı temel kavramları tanımalıdır. Böylece anlatılan fikirlere,yerlere,ilke ve formüllere yakınlık duyulur ve kolay anlaşılır. Ayrıca dikkatin sürekliliği sağlanır ve derse katılım gerçekleşir.
• İyi bir dinleyici sadece sözleri dinlemekle kalmaz. Öğretmenin jest ve mimiklerini,vurgulamalarını, konulara verilen önemi de takip ederek fark eder. Öğretmenin vurguladığı fikirlere, kavramlara,kelimelere dikkat etmek gerekir. Vurgulanan, ısrarla belirtilen, altı çizilen fikirler ve yerler, sınavlarda sorulacak soruların temel taşlarını oluşturur.
• Derste öğrencinin başlıca konularla aklını meşgul etmesi gerekir. Sınıfta yapılan açıklamaların bir kısmı, verilen canlı ve güncel örneklerle kurulan bağlantılar kitaplarda olmayabilir.
• İyi bir dinleyici olmak,sınıf içinde aktif olmayı da gerektirir.Aktif bir öğrenci,anlamadığını sorar, konuların tartışılmasına katkıda bulunur.Sınıf ortamında başkalarının sorduğu sorulara da dikkat etmek gerekir. Aklımıza gelmeyen bir konu sorulmuş,açıklanmış olabilir.
Dersi derste öğrenen öğrenci,öğrendiklerini evde az bir tekrarla pekiştirir.

6 ) SINAVA HAZIRLANMA VE SINAV
Sınav,öğrenilen konuların öğrenilme derecesini değerlendirme aşamasıdır.Öğrenciye az öğrendiği veya ğrenmediği yerler için yeni bir şans verir.
Sınavda başarılı olmanın ilk şartı,ne kadar tekrar yapıldığıdır.Sınav gününden çok önce başlamak,amaçlı ve kararlı bir hazırlığın gerçekleştirilmesi gerekir.
Sınav için yapılan hazırlık yapılışına göre sistemsiz ve planlı olarak ikiye ayrılır.

Sistemsiz Sınav Hazırlığı
Son ana bırakılan sınav hazırlığı “acele” ve “telaşlı” bir şekilde yapılacağından öğrenilenlerin kalıcı olması mümkün değildir.Sınavlara hazırlanmanın en iyi yolu günü gününe çalışmaktır.

Planlanmış Sınav Hazırlığı
Programlı çalışma yapan ,öğrendiklerini tekrarlayan, yeni bilgilerle pekiştiren öğrenciler için sınav hazırlığı özel bir önem taşımaz. Sınav yapılacak tarihin öğrenildiği andan itibaren önceden öğrenilenlerin sistemli olarak gözden geçirilmesi uygun bir sınav hazırlığı olacaktır.
Amaçlı ve sistemli bir çalışmaya dayalı bir sınav hazırlığı için dikkate alınacak noktalar şöyle sıralanabilir.
• Konu özetlerinin çıkarılması
• Öğrenilenlerin yinelenmesi
• Önceki sınav sorularının incelenmesi
• Çalışmada ağırlık verilecek konuların saptanması
• Küçük sınav denemeleri yapma
• Az bilinen konular üzerinde çalışma

7) ÖDEV HAZIRLAMA

Ödev , bir konuyu daha iyi kavramak , araştırma becerisi kazanmak, aktif katılım amacıyla verilir. Ödevler, öğrenmenin derste başarının bir parçasıdır.

Ödevler ders çalışma programı içinde planlanıp yapılır. Ödev gelecek hafta içinde bu hafta sonunun çalışma planına alınır. Bazı ödevler ise daha kapsamlı, uzun zaman isteyen ödevlerdir. Böyle durumlarda ödevin konusu, amacı ve kapsamı iyi anlaşılmalıdır.Konu önceden tasarlanmalıdır. Kaynaklar belirlenmeli ve kütüphane kullanılmalıdır. Ödev hazırlığının aşamaları önceden planlanmalı , yazılmalı ve görülecek bir yere konularak hep gündemde olmalıdır.

8) KÜTÜPHANEDEN FAYDALANMA

Kütüphane iyi bir öğrenme için sınıf ortamı kadar önemlidir. Eski ve yeni kaynaklar bir aradadır. Bu kaynakların içeriklerini ve nasıl kullanılacağını bilmelisiniz ki ödevlerinizde kullanabilesiniz.

Verimli bir ödev hazırlamak ve verimli çalışma geniş düşünmekle mümkündür.Bu nedenle boş zamanlarda kütüphaneleri dolaşmak kitaplarla tanışmayı sağlar.Gerekli olduğunda kaynaklara rahatlıkla ulaşabilir.


 

KAYNAKÇA

• .Baltaş, A ; Üstün Başarı , Remzi Kitabevi 7. Basım , İstanbul , 1993

• .Kasatura , İ ; Okul Başarısından Hayat Başarısına , Altın Kitaplar Yayınevi , 1. Basım , Temmuz 1991

• .Uluğ , F : Okulda Başarı , Remzi Kitabevi , 2. Basım, İstanbul , 1993

• .Tan , H : Verimli Ders Çalışma ve Hayata Hazırlanma, Alkım Yayınevi , İstanbul

• .Telman , N : Etkin Öğenme Yöntemleri , Epsilon Yayıncılık , İstanbul

• .Yüksel , Y : Verimli Çalışma Yöntemleri El Kitabı , Terakki Vakfı

 

 

 



 

 

 

 

 


 
      
  TAKVİM
Eylül 2010
Pzt Sal Çrş Prş Cum Cts Pzr
12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031

  PERSONELİMİZ
  1. Kurum Yönetimi
  2. Öğretmenlerimiz
  3. Diğer Personel

  SINIF SAYFALARI
10_A/FEN | 10_A/TM | 10_B/FEN | 10_C/FEN | 11_A/FEN | 11_A/TM | 11_A/YDL | 11_B/FEN | 9_A/AND | 9_B/AND | 9_C/AND |

  LİNKLER
  1. Balıkesir İl Milli Eğt. Müd.
  2. Edremit İlçe Mil. Eğt. Müd.
  3. Edremit MEM Soru Bankası
  4. İLSİS
  5. Milli Eğitim Bakanlığı

  GOOGLE'DA ARA

Google


 
 

 

Ana Sayfa | Okul Yönetimi | Öğretmenlerimiz | Diğer Personel | Duyurular | Yönetici Girişi | Öğretmen Girişi | Veli Girişi
Tüm hakları Saklıdır. © 2007 | Web Tasarım-Programlama: Mustafa ASKIN (ms_askin@hotmail.com)